
Zam Değil, Adalet İstiyoruz!

Üst düzey yöneticilere 30.000 TL'ye varan seyyanen zam yapılırken kültür emekçileri bir kez daha görmezden gelinmiştir.
ZAM DEĞİL, ADALET İSTİYORUZ!
Kamuoyuna
AKP ve MHP milletvekilleri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunulan ve kabul edilen, üst düzey yöneticilere, denetçilere ve uzmanlara yönelik 30.000 TL'ye varan seyyanen zam teklifini büyük bir öfke ve hayal kırıklığıyla karşılıyoruz.
Bu teklif, kamu emekçileri arasındaki adaletsizliği ve eşitsizliği derinleştiren, halkın "kaybedenler" ve "kazananlar" olarak ikiye bölünmüşlüğünü pekiştiren, ahlaki ve vicdani zemini olmayan bir düzenlemedir.
Eşitsizliğin Kurumsallaşması ve Sınıf Farkı
Bu düzenlemenin en büyük çelişkisi, zaten yüksek gelirli bürokratik ve yönetici kadrolara, yani ortalama maaşlarının bu zamla birlikte 130.000 TL'ye yaklaşması beklenen bir kesime, emekçilerin büyük çoğunluğunun hayal bile edemeyeceği bir ek ödeme yapılmasıdır.
Genel Müdürler, Başkanlar, İl Emniyet Müdürleri ve hatta makam hizmetlerinde görev yapan personel bile bu astronomik zammın kapsamına alınırken, kültür ve sanat alanında alın teri döken binlerce emekçi bir kez daha görmezden gelinmiştir.
Bu düzenleme, sadece mali bir karar değil, aynı zamanda "kimin emeğinin değerli, kimin emeğinin değersiz olduğu" yönünde siyasi bir tercihin ilanıdır. Kültür emekçilerinin, orkestralarda, sahnelerde, müzelerde, kütüphanelerde, teknik atölyelerde açlık sınırında veya yoksulluk sınırının hemen üzerinde mücadele ettiği bir dönemde, yöneticilere 30.000 TL ek ödeme yapılması etik ve vicdani değildir.
Biz Kültür Emek-Sen olarak, tam bağımsız demokratik sınıf sendikacılığı ilkemiz gereği, sermayenin ve yönetimin halkın sırtına yüklediği ekonomik politikaların ve vergi adaletsizliğinin karşısındayız. Bu zam, devletin imkânlarının sadece kendi belirlediği zümreye aktarıldığının en somut kanıtıdır.
Sanatçılar İçin Durum:
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı çalışan Opera, Bale, Koro, Tiyatro sanatçıları ve teknik personel, yıllardır ek gösterge, özlük hakları ve maaş adaletsizliği için mücadele ederken, yöneticiler "kendilerine zam" yapma yolunu seçmiştir.
Sanatçılar, teknik ekip ve idari personel olarak bizler, kamunun kültür hizmetini en zor koşullarda, bazen eksik kadroyla, bazen de esnek, güvencesiz ve keyfi performans değerlendirmelerine tabi tutularak yürütüyoruz. Üyelerimizin birçoğu, sözleşmeli sanatçıların özlük haklarının iyileştirilmesi ve 6400 ek gösterge gibi temel taleplerinin karşılanmasını beklerken, iktidar cenahından gelen bu "seyyanen lüks zam" haberi, yaralarımızı kanatmıştır.
Bu durum, siyasi iktidarın kültüre ve sanata ne kadar değer verdiğini açıkça göstermektedir: Sanat, ya bir gösteri malzemesi ya da bütçe kaleminde ilk feda edilecek harcama olarak görülmektedir. Sanatçı açlık sınırında yaşam mücadelesi verirken, devlet yöneticisi 130.000 TL maaşla kültürel zenginliğimizin üstünde sefa sürecektir.
Kültür Emek-Sen'in Net Tavrı: Geri Adım Atmayacağız
Kültür Emekçileri Sendikası olarak, partili yandaş sendikacılığın aksine, bağımsız ve mücadeleci sendikacılığı benimsiyoruz. Hükümetin tek taraflı olarak emekçileri hiçe sayan bu tür kararlarına karşı sessiz kalmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
30.000 TL'lik bu zammın, tüm kamu emekçilerine, hiçbir ayrım gözetmeksizin, seyyanen ve eşit olarak dağıtılması gerektiğine inanıyoruz. Eğer amaç enflasyon karşısında ezilen memuru korumaksa, bu koruma sadece üst düzey bürokrasiye değil, tüm kamu çalışanlarına sağlanmalıdır.
Talepler:
- —30.000 TL'lik Seyyanen Ek Ödeme, Ayrımcılık Yapılmaksızın Tüm Kamu Emekçilerine Tanınsın! Bu adaletsiz zammın kapsamı genişletilerek, kültürel hizmetlerin asli unsurları olan sanatçılar, teknik personel ve idari çalışanlar derhal bu hakka dahil edilsin.
- —Kültür ve Sanat Emekçilerinin Özlük Hakları İyileştirilsin! Başta sanatçılarımızın 6400 ek gösterge talebi olmak üzere, sözleşmeli personel ayrımcılığına son verilmeli ve adil bir ücret politikası uygulanmalıdır.
- —Vergi Adaletsizliğine Son Verilsin! Enflasyon karşısında eriyen maaşlarımızın bir de yüksek vergi dilimleri ile geri alınmasına son verilerek, yönetici ve sermaye kesimi lehine olan vergi politikaları derhal değiştirilmelidir.
Bu zam, sadece paranın değil, gücün ve iktidarın dağıtım şeklinin bir göstergesidir. Biz kültür emekçileri olarak, onurlu bir yaşam ve emeğimizin karşılığını alana dek mücadelemizi fiili ve meşru zeminlerde sürdüreceğiz.
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz! Yaşasın Kültür Emek-Sen!

