Dayanışarak sınırları aşarız.EN
Duyuru

"Tam bağımsız, demokratik sınıf sendikacılığı."

"Tam bağımsız, demokratik sınıf sendikacılığı."

Biz emekçiler, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun edilgen, etkisiz şeklini kabul etmiyoruz. Mücadelemizi daha yukarı taşıyarak ilkelerimizden, bağımsız sınıf sendikacılığı çizgimizden taviz vermeden Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu bünyesinde yürümeye karar verdik.

Değerli Basın Emekçileri ve Kıymetli Mücadele Arkadaşlarımız,

Bugün, Türkiye’nin kültür ve sanat yaşamını omuzlarında taşıyan; tiyatrolardan operalara, senfoni orkestralarından kütüphanelere kadar her alanda alın teri döken kültür emekçilerinin mücadelesinde yeni ve güçlü bir sayfa açmak üzere buradayız. Bizler, bu yola çıkarken tek bir şiarı rehber edindik: "Tam bağımsız, demokratik sınıf sendikacılığı." Kültür ve sanat alanının kendine has, kronikleşen sorunlarına doğrudan çözümler üretebilmek; bu alanın özgün sesini hiçbir genel siyasi rüzgarın gölgesinde bırakmadan gür bir şekilde duyurabilmek adına bağımsız bir iradeyle örgütlendik. Tabandan tavana, doğrudan bir temsil mekanizması kurarak müzik, sahne, kütüphane ve müze emekçilerinin hak savunuculuğunu gururla yürüttük. Ancak hepimiz biliyoruz ki; Türkiye’den kamu sendikacılığı mevcut yasalar, barajlar ve bürokratik engellerle dar bir alana sıkıştırılmak isteniyor. Bizim bağımsızlık anlayışımız, köşemize çekilip etkisizleşmek ya da toplu iş sözleşmesi masalarında kültür emekçilerinin yok sayılmasına göz yummak olamazdı. Bizim görevimiz; üyelerimizin haklarını yalnızca yerelde savunmak değil, toplu sözleşme masalarında ve alanlarda da en güçlü şekilde savunmaktır. Tam da bu yasal ve stratejik zorunlulukların karşısında; "kağıt üzerinde kalıp etkisizleşmek" yerine, "özgün kimliğimizi ve kırmızı çizgilerimizi koruyarak gerçek bir aktör olma" kararlılığını gösterdik. Bugün, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu çatısı altına katılmamızın arkasındaki temel dinamik, tam bir ilkeler ortaklığıdır. Birleşik Kamu-İş, sendikal çizgi olarak kendisini "Atatürk ilkelerine, Cumhuriyetin kazanımlarına bağlı, emeği ve sınıf mücadelesini esas alan" net bir yerde konumlandırıyor. Bu güçlü ve kararlı yapı, bizlerin kuruluşundan bu yana taviz vermediği hassasiyetlerle tam bir uyum yakalıyor. Bu çatı altında, ama yine özerk bir iradeyle var olmak, kadrolarımız için hem kendi mesleki bağımsızlıklarımızı sonuna kadar koruyabileceğimiz hem de ulusal ve kamusal düzeyde güçlü bir aidiyet hissedebileceğimiz o son derece dengeli zemini bizlere sunuyor. Mesleki sorunlarımızın hiçbir siyasi ajandanın gölgesinde kalmayacağına olan inancımız, bu bütünleşmenin en sağlam harcıdır. Kültür ve sanat emekçilerine güçlü bir hukuki kalkan, Türkiye çapında geniş bir örgütlenme olanağı ve en önemlisi, hak arama masalarında daha gür bir ses kazandırma hamlesidir. Biz emekçiler, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun edilgen, etkisiz şeklini kabul etmiyoruz. Mücadelemizi daha yukarı taşıyarak ilkelerimizden, bağımsız sınıf sendikacılığı çizgimizden taviz vermeden Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu bünyesinde yürümeye karar verdik. Kültür emekçilerinin taleplerini Toplu İş Sözleşmesi masalarına ve meydanlara taşımak için yanımıza daha büyük bir örgütlü güç olan Birleşik Kamu-İş ailesiyle birlikte sesimizi daha da yükselteceğiz. Bu birlikteliğin sendikal mücadeleye ve demokrasi mücadelesine, adalet arayışına bir köşe taşı olacağı düşüncesiyle kültür emekçilerini sendikamıza davet ediyoruz.

Kültür Emekçileri Sendikası Yönetim Kurulu

Paylaş